BU YÜZ YILDA İNSAN OLMAK

21. yüzyıl, bireyin kendi özgürlük hapishanesinde yaşadığı yüzyıl olarak tarihe geçecektir. İnsanlık tarihi boyunca hiçbir zaman, insan bu kadar insan içinde yalnız kalmamıştır.

Birey olarak kendi özgürlüklerine sahip çıktıkça yalnızlaşan insan, günümüz teknolojilerinden faydalanarak, kendi özgür yalnızlığını kendi kafesinde yaşamaktadır.

Çağın ekonomik sosyal sistemleri, tüketim ülküsünde in­sanı tanımlamış, beslenme, barınma ve benzer ihtiyaçların kalitesini insana ülkü olarak göstermiştir. Fakat bu ülkü uzak hedef olarak önüne konduğundan, her dem başarısızlık hissini büyüten bir uzaklık, ulaşılmazlık olmuştur. Hedef noktaları nedeniyle birey her zaman bir çaba içinde olmasına rağmen, huzur ve mutluluk yakalanmaz olmuştur.

Sistemler insanın dirliği, varlığı ve mutluluğuna yönelik olmadığı sürece yıkılmaya mahkum olsa da, her bir sistem kendini yine insanlığın ortak emeği fakat birilerinin yanlış yönlendirme ve yönetimi ile büyütür. Sonuçta biriktirilen insanlığın ortak çabasının ürünü olmasına rağmen, payla­şım açısından adalet eksiktir.

Adalet duygusu ve paylaşım ülküsünün eksikliği, insanı insandan ayıran en önemli etken olmaktadır.

İnsan, yeryüzündeki yaşamını anlamlı yapan birlikte pay­laşmak, üretmek ve sevgi içinde yaşamak değerlerinden uzaklaştırılmıştır.

İnsan yozlaşan değerlerinde kendini kaybederek, kendi bireysel yaşamında başarı ve mutluluğu inşa etmek ister­ken, yürüdüğü her yolun bir çıkmaza girdiğini görünce, bir şeyleri sorgulamaya başlamıştır.

Bu arayış insanın kendine olan yolculuğu ve farkındalık yakalama halidir. Bu çaba içinde insanlığın kendi özünün değerlerini keşfederek, yeryüzü yaşamını yeniden daha anlamlı hale getireceğine inanmaktayım.

Başarı kelimesi insan için eylemlerinin sonucunda ulaştığı bir doyumdur. Başarı, insanın her tür hedeflerinin beklen­tisinin karşılanma oranıdır.

İnsanın yaşamı boyunca her tür faaliyetini, enerji harcamak ve bu yol ile hedeflerini gerçekleştirmek için yapar.

İnsan ruhu ve bedeninde harcanan enerjinin karşılığında beklenti karşılanmadığında oluşan enerji açığı, hayal kırık­lığı şeklinde bir durum yaratır. Bu durum sonraki dönemde beyninde ve bedeninde enerji blokajı yaratmaya başlar. Bu blokaj, insan iç enerjisini ve yaşam enerjisini pasifize ederek, başarı oluşmasının önünde ciddi engel oluşturur.

Bütün bu ve buna benzer, insan öykülerinin temelindeki işleyişlerin hepsini bu çalışmamızda tek tek ele alacağız.

Bir insan yaşamı penceresinden her şeye baktığımızda, insan büyük bir yatırımdır. Tekrarı olmayan bir film gibi, insan ömrü bir kerelik bir aktifliktir. Doğum – ölüm arasın­daki bu sürecin nasıl başlayıp bittiği kadar, sürecin nasıl dolduğu daha önemlidir.

Her yetişkinin önceki yetişme sürecini kapsayan ve gele­cekte yaşaması gereken bir hayatı vardır. Bulunduğu yaş, konum ve gelecek için geçmişin izleri tohum olarak etki­lerini gelecekte gösterecektir. Bu etkinin minimum zararlı ve maksimum faydalı olmasını sağlamak çok önemlidir. Bu, bireysel farkındalık ve düzenli çalışmalarla yakalanır.

İnsanlar başarı öykülerini çok okurlar. Başarısızlık öyküleri de vardır. Her iki öykü de insan için önemlidir. Başkalarının nasıl başarılı ve nasıl başarısız olduklarını anlamamızı sağ­lar. Fakat bu bize yine de çok fazla bilgi ve fayda katmaz. Önemli olan kendi yaşam öykümüzde nasıl başarılı ve nasıl başarısız olduğumuzun farkında olmamızdır. Bu ise oldukça zor olmasına rağmen özel tekniklerin düzenli uygulanması halinde kolaylaşacak bir durumdur.

Bu kitap çalışması, bu konuda okuyucuya oldukça yardımcı olacaktır. Neredeyse tamamında kendinizi sorgulama – gözleme esaslı ve düşünceleri düzenleme eksenli olan bu çalışma, insanın daha kalite bir anlamda yaşamını donat­masına imkan verecektir. Başarısızlık insan için bir vebadır. Çünkü başarısızlık, yaşamı boyunca enerjisini tam kullanıp kendini ifade etmesi gereken insanın tüm enerjisini bloke eder ve insan ömründe anlam eksikliği yaratması nedeniy­le vebadır. Öldürmez belki fakat insan yaşamını hiç eder. İnsan eylemlerini doğru kullanarak enerjinin korunumu ve verimlilik prensiplerine göre, harcadığı iç enerjisi kar­şılığında hayattan değerler alır. Aldığı bu değerler mutlu yaşadığı hissini oluşturur.

Bir Cevap Yazın

Ana Sayfa sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin